Bu haberi paylaş 

Bu haftaki ve beşinci konuğumuz İngilizce Öğretmeni ve Yaşam Koçu sevgili Hanefi Çağ...

Hafta Sonu Sohbetleri kapsamında bu hafta sonu farklı kişiliği ve çalışmaları ile adından söz ettirilen sevgili Hanefi Çağ ile Mado'nun keyifli ortamında güzel bir sohbet gerçekleştirdik. O kadar çok şey konuştuk ki, neredeyse sohbetimizi bir noktada kesmek durumunda kaldık. Kendisine tekrar ekibimiz adına teşekkür ediyorum. Ve elbette misafirperverlikleri için Mado'dan Aziz Beye, Ünsal Bey'e tekrar teşekkür ediyorum.

İşte Haftasonu Sohbetleri - Bölüm 5;

Hafta Sonu Sohbetleri / 5 - 14.03.2015
Röportaj: Aykut ATEŞ
Konuk: Hanefi Çağ, İngilizce Öğretmeni, Yaşam Koçu
Mekan: Mado, Kdz.Ereğli

Sevgili Hanefi Çağ,  Öncelikle ereglideyasam.com internet sitesi ziyaretçileri adına bizi kırmadığınız ve vakit ayırdığınız için teşekkür ediyorum.

1. Kısaca bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Anadolu Lisesi Mezunu olduğunuzu biliyorum, okul yıllarınız nasıl geçti?
Bir insanın kendinden bahsetmesi çok zor, 40 yıllık bir yaşantı var, geriye döndüğünde sanki böyle 40 yıl daha anlatabilirim. 5 kardeşim, ben kamyon şoförü bir baba ile ev hanımı bir annenin ortanca çocuğuyum. Burak ve Dilanın babasıyım, Dilşah'ın eşiyim. Artı binlerce belkide onbinlerce çocuğun,öğrencinin Hanefi hocasıyım. Geri döndüğümde bu adam öğretmen olacak deserler gülerdim. Ama yaşanmış müthiş bir altyapı var ve bu altyapıdan çok güzel bir Hanefi Hoca çıktı. Aslen Artvinliyim ama ben Ereğliliyim, ben Alaplılıyım. Ama ben Ereğliliyim, buranın suyunu içtim , buranın ekmeğini yedim, buranın fırsatları ile okudum. Buraya hizmet verdim ve halen veriyorum. Önce Alaplıda okudum ve sonra burada bir Kdz.Ereğli Anadolu Lisesini kazandım, hatta dereceyle kazandım. Aslında küçük bir ilçe gibi görünebilir ama biz çok iyi ellerde yetiştik. Ereğli Anadolu Lisesi süreci hakkaten hayatımızda çok önemli bir süreçti. Lise bittiğinde Hatay Mustafa Kemal Üniversini - belkide Türkiyenin sıralamadaki en son sıralardaki üniversitesini kazandım. Üniversiteye gittim ve gittiğim üniversitenin İngilizce hocaları çok iyi insanlardı ama burada almış olduğumuz eğitimler çok üst seviyeydi. Ve ben gittiğimde çok rahattım ve üniversiteyi bir ajanda ile bitirdim. Güzel bir üniversite hayatı yaşadım, öğrenci komitleri başkanlığı yaptım, radyo programları tv programları yaptık. Üniversiteye babamın özverisi ile gelmiştim amacım vardı, birde üniversitede eşimle tanıştım, tavırları yaşantısı hayata bakış açısı ile bana hep destek oldu. . Hayatımı değiştiren kişi odur.

2. Ne kadar süredir İngilizce öğretmenisiniz? Çocuklar tarafından çok sevildiğinizi ve derslerinizin çok keyifli geçtiğini biliyorum. Bugüne kadar hangi okullarda görev yaptınız ve nasıl geçti bu süreç bizimle paylaşabilir misiniz?
Alaplı Anadolu Lisesinde ben göreve başladım. 6A sınıfının öğretmeni oldum ve iki gün sonra sınıf mevcudunda azalma oldu. Müdür Bey çağırdı; geçmiş dönemdeki lise yıllarındaki hareketli günler, altyapıdan dolayı insanların tanıdığını ve velilerin öğrencilerini başka sınıfa aldırdıklarını öğrendim. O zaman hayatımın şokunu yaşamıştım. Sonra kendimi 45 dk uzaklıktaki 3 ay önce heyelan olan (Aşağı) Dağ Köyünde buldum. İngilizcenin İ si yok, orada matematik yoktı. Heyelan olmuş çadırlarda barakalardı yaşıyorlardı. Sonra ilk ders başladım anlatmaya çok güzel bir ders geçiricez vs. sonra 20 dk sonra bir baktım alkış bekliyorum. Bazı çocuklar çıkmış bazıları uyuyor, dersle kimsenin alakası yok.Sonra anladım ki aldığım eğitimle yapacak olduğum iş arasında acayıp fark var; onlardan biri olursam ben bu işi daha doğru yapacağımı anladım. Ve benim öğretmenlik maceram orada başladı.

Daha sonra askerlik sürecinde Ankara Etimesgut'ta tankçı olarak askerlik yaptım. Orada da şu an emekli olmuştur ama o zaman Tuğgenaraldi Zafer Özkan komutanım ile "Tarihsel Bakış içerisinde Terörden Politikaya Ermeni Meselesi" adlı bir kitabı ingilizceye çevirdim. 14 ülkeye gönderildi ve o süreçte bana da çok ciddi katkısı olmuştur.

Sonrasında geri geldim. Oradan Alaplı Merkez İlköğretim Okuluna gittim ama o süreçte Alaplıda tıkandım ve Ereğli'ye tayin istedim. Ve o süreçten sonra 11 yıldan bu yana Nimet İlköğretim Okulunda çalıştım. Burada 15.000e yakın öğrencim olmuştur
ve çok öğrenci mezun ettim. Bir çocuğu sevmek, işini sevmek, bunu iş olarak görmemek çok önemli. Farklı bir çok aile yapısından maddi durumdan çok öğrencim oldu. Hatta roman bir çok öğrencim oldu, bazıları Türkçe okuyup yazamaz ama ilgilizce olarak en az 10 tane temel soruyu cevaplayabilir. İngilizce varya öyle bir derski içinde herşey var. Nihai ürünü konuşma olan bir şey tahtaya yazılarak anlatılamaz. "Final product of English is speaking, before speaking writing. But writing is the organized way of speaking. First target is to reach write and then second just speak".

Mesela bak benim dersime veliler gelir. Her hafta çat kapı bir dersime mutlaka veliler girer ve dersi takip eder. (Bu arada Musa Yurtseven sohbetimizi görür ve kısa bir merhaba der) Derslerdeki kayıtlar hep onlardan ve sonunda 40 dk sonunda sanki en sevdiği filmi izlemiş gibi ayrılır. Yaptığımız çalışmalarla ilgili Milli Eğitimin de mutlaka teşekkürleri ödülleri oluyor ancak Sevgiden büyük ödül olduğunu düşünmüyorum.

Aykut ya , bir işini çok iyi yapacakssın, iki işini severek yapacaksın, işini ilk başladığındaki enerji ile bitirdiğindeki enerji aynı olacak.

3. Ereğli’de özellikle İngilizce öğretmeni olarak sadece çocuklar değil yetişkinler tarafından da oldukça tercih edilen birisiniz. Özellikle Erdemirde çalışan bir çok kişinin sizden TOEFL sınavı için kursa aldığını duydum. Bu doğru mu?
Evet haklısın, %70dir. İki yüz kişiden fazla kişiyle çalıştık, sonrasında Erdemir'de Eğitim Müdürlüğüne seminerci olarak gitti. Ereğli'de İngilizce ile ilgili bir otoriteyim, dilde Türkiyede belirli metodları olan 3-4 kişiden biriyim. Ben bu işe çok zaman harcadım ve metodlar yazdım. ODTÜnün danışmanlık yaptığı bir sınav var ve ben sınavda bu insanlara 20-30 saatte güle oynaya ,eğlenerek ingilizce öğrettim. Ama bu is sadece ingilizce öğretmekle olmaz . Ben öğrettim, öğretme süreçlerini yönettim, onlarla strese girdim. Mesela benim öğrencim TOFEL e girecek, ben mesela o gece uyuyamıyorum. Beni arıyorlar, anne baba gibi, ben o kadar içindeyim.

4. Aynı zamanda Ereğli’ye marka değeri yüksek önemli yabancı dil okullarını getirerek daha geniş bir kitlenin yabancı dile ilgi duymasını, öğrenmesine yol açtınız ve şu an Ereğli dışına aştınız.. Bu süreç nasıl gelişti. Şu an hangi noktadasınız?
Ben özelde çok fazla öğrenciye ders veriyordum. Ben İngilizce Öğretmeniyim ama süreçte ben aynı zamanda bir yaşam koçu oldumi ingilizce doktoru oldum. Ben hayatımı insanların problemlerini çözerek kazanıyorum. Akademik süreç içerisinde en az kazanılan kazanım İngilizce. Üniversiteye gidiyorlar konuşamıyorlar, özel liselere gidiyorlar konuşamıyorlar. Çok zor sınavlar var, hayati önemi olan TOEFL gibi. Ben İngilizceye farklı bir açı getirdim ve ben bunu iş haline getirdim. Özel bir isim var, bahsetmek istiyorum; Ercan Çalışkan. Ercan Hoca benim abim gibidir. Biz ikimizin gücünü birleştirdik. (Söyleşiyi okuyan herkes ona kesin dua edecektir) Biz Ereğliye birmarka haline getirdik. Ereğlide akademik kişiler dışında çok fazla kişi bilmiyordu ve biz Hanefi ile Amerikan Kültürünü birleştirdik. Bir dil okulu konsepti çıkardık ve Türkiyedeki en iyi 5 okul arasına soktuk. Müthiş işler yaptık ve bir çok insanı mutlu ettik. Belgin Hanım, Hitay ve Adri Türkkan, özellikle bu isimleri de anmak istiyorum. Ereğli gibi bir yerde biz, İstanbuldaki herhangi bir semt kadar kişiye ingilizce öğretiyorduk. Farklı boyutlara geldik ve ayrıldık. Şimdi nasip olursa Zonguldaktaki okulda çalışmalar devam ediyor. Orada da sıfır noktasından aldım ve en üst noktaya çıkardık. Kayıtlarımız, herşey çok iyi gidiyor.



5 . Oldukça pozitif bir insansınız ve iletişim konusunda çok iyisiniz. Bülent Ecevit Üniversitesi bünyesinde Kişisel Gelişim ile ilgili, Yaşam Koçu olarak zaman zaman derslere girdiğinizi biliyorum. Bu konudan biraz bahsedermisiniz? Bu yazıyı okuyanlara özetle ne gibi tavsiyeleriniz olabilir.
Benim dağınık bir yaşantım ama çok planlı bir hayatım var. Hanefi'nin bir özelliği var. Hanefi eğitimde, satış yönetimi, eğitim yönetimi, yönetim yönetimi ve kalite yönetimi hepsini bir arada götürüyorum.Çok çalışıyorum. Ekibimle birlikte yapıyorum buna çok önem veriyorum.

Sadece Bülent Ecevit Üniversitesi değil, Bülent Ecevit Üniversitesi kolları, Bolu İzzet Baysal Üniversitesi, İzmit vb bir çok üniversitelerin daveti üzerine seminerlere gidiyorum."Why do we learn English?, Why cant we learn English?" . Buna aslında nasıl başladım. Benim bir amacım vardı; İngilizcenin, dilin bir ihtiyaç olduğunu içinde bulunduğumuz coğrafyaya anlatmak istedim. Arkadaşlar dil bir ihtiyaçtır, bu bir ders değildi. Biz ülkenin kuzeyindeyiz, batıda olsaydın komşun İngiliz olacaktı, öbürü Alman bu bir ihtiyaç olacaktı. Ülkenin kuzeyine göre ne değişiyor, ebeveyne göre ders, çocuklara göre ders. Ben bunu dili bir ihityaç haline getirdim. Çözüm şekilleriyle formülleri ile Türkün öğreneceği şekilde bir paket haline getirdim insanlara sunuyorum.

Üniversitelere gidip, onlarla sohbet ediyorum.Burası çok güzel herşey açıp açık konuşuluyor. Kilimde bir yerde sunumdayım, İngilizcenin önemini anlatıyorum. Bir arkadaş "Biz Türk oğlu Türküz , Türkün 2023 hedefleri var, şunlar şunlar olacak sen niye Türkçeyi neden anlatmıyorsun". Bunları sabırla dinliyorum, tamamlıyorum. Gidip sarılıyorum, 400 kişi arasında sorduğu için tebrik ediyorum, sorunun cevabını sende biliyorsun diyorum.Sorusuna "Artık sınırlar yok, dijital devrim yaşadık kimse farkında değil, sınırlar bitti. Facebook, twitter vs. İnsanların ortak haraket etmesi lazım. 70 milyon Türk biz bunu yapamayız. Gerek yok boşu boşuna performans kaybı. Gençler görmüyor bunu, her söyleşide farklı şeylerle karşılarıyorum. Bir gün farklı bir söyleşide 1000 kişi falan var, sordum; "Yanında akıllı telefonu olanlar kaldırabilir mi? Peki yakarmısınız ışıklarını, herkes yaktı. Peki aranızda facebook yada twitter hesabı olan var mı dedim. Herkesin telefonları havada ışıklarını görüyorum. Peki aranızda ingilizce bilen var mı? dedim. Oran yaklaşık %8 ingilizce bilen vardı. Onlara burda çok özel bir amaç için orada olduğumu söyledim ve konuştuk.

Aynı zamanda kariyer planlaması yapıyorum. Bir makina mühendisi, iktisatçı yada doktor neler yapabilirim diyor onları planlıyorum. Bir de ben çok mutlu bir adamım ya, pozitif bir enerji yayıyorum. Çoğu zaman insanların Yaşam Koçu oluyorum. Ayrıca yazıyı okuyanlara şunu belirtmek istiyorum; Fikret Kızılok gibi "Ya içindesindir Çemberin Yada dışında yer alacaksın." Problemlerin göbeğinde iken, dışarıda açı o kadar genişliyorki, insan sanki çıkamayacakmış gibi, sanki çözemeyecekmiş gibi hissediyor karamsarlığa kapılıyorlar. Bugün ülke meseleleri elbette bir problemdir ama karamsar düşünerek negatiflikle zaman kaybedersin. Kimi insanlar planlar yapar, ben plan yapmam, baştan alır başımı giderim. Birincisi pozitif bakmayı öğrenmek lazım, iki problemlere barışık olmak lazım, üç herşeyi çözmek için performans yapmak lazım. Eğer bir insanın sabah kalkmak için bir sebebi varsa hayat herşey getirebilir. Mutlu olacaksın, bir şekilde küçük yada büyük.

 
5. Dünyadaki birçok değişim ile birlikte Kdz. Ereğli de farklı bir süreçten geçiyor. Ereğli’nin geleceği hakkında sizin görüşleriniz nelerdir?
Bir çok insan kafasını kaldırıp, Ereğli'yi Ereğlinin sınırları ile görüyor.Şu dağlara bakıyor Ereğli bitiyor.Şu tarafta Zonguldak, şu tarafta Düzce İstanbul.. Kafanızı kaldırın. Şikayet etmek bir kaçıştır. Bir araya gelin, bir çözüm üretin. Ereğlinin önü kapalı mı? Değil, hayır çok açık.. Hemen bugünden bir örnek vereyim. Mesela bak Aykut Ateş dostumla sohbetimin beşte birini Ereğli'ye ayırdım. Demekki Ereğli ile ilgili konuşan şu an iki insan var. Ticari olarak Ereğli problemler yaşamış. Bu Ereğlinin, Ereğlinin erklerinin kendi tercihi. Aralarında problemler varmış, bir gün barışacaklar, biraz geç kalacak ama barışacaklar. Bir zamanlar Çorum Çankırı herkes bilir, bundan on yıl önce gidin bir leblebisi vardı. Bugün Çorum Çankırıya girerken müthiş bir değişim görüyorsun. Sağına soluna fabrikalar gelmiş. Bu değişecek..

Çok fazla yabancı ile beraberim Avrupa bir bölge yada biri çıkışa geçiyor. Türkiyede insanlar bunun paçasından tutup çekiyor, aşağya indiriyor. Avrupa ne yapıyor biliyormusun paçasını tutuyor, sırtına basıyor onu bir adım geçiyor. Halay omuz omuza çekilir. Burada da en büyük sorun budur, burada herkes bencil. Ereğlide hoş şeyler olmuyor. Ereğli çok zaman kaybetti. Ülkede bir çok konuda negatif gelişmeler oluyor, Ereğlide bundan nasibini alıyor. Benim Ereğliye bakış açım pozitif.

 

Kısa kısa..

1. Sizce başarının anahtarı nedir?
Aşk.. İnsanlar herşeyi aşk ile yapacak

2. Hayattan en büyük beklentiniz ile “Tek kelime” ile ifade eder misiniz?
Huzur.

3. Hayattaki en büyük başarınız nedir?
Hanefi Çağ olmak, kendim. Çünkü çok negatiften geldim.

4.Hayattaki en büyük hayal kırıklığınız nedir?
Hayatta çok büyük hayal kırıklığı yaşamıyorum ama en son bundan bir ay önce annemi üzdüm. Bunun çok altında kaldım.

5. En son okuduğunuz kitap hangisi? Okuyucularımıza hangi yazarları okumalarını tavsiye edersiniz?
Bir şiir kitabı. Elif Gibi Sevmek 2. Aslında son bir yılımı özellikle blog yazarlarını ve köşe yazarlarını yakından takip etmekle geçirdim.

6. Peki sinemada izlediğiniz en son film? İzlemekten keyif aldığınız yerli/yabancı aktör/aktrisler var mı?
Çanakkale ile ilgili olan "Son Umut" filmini izledim. Aktrist olarak Fahriye Evcen bana farklı geliyor. Bir çok farklı yönü var. Bu ara izlemek keyif veriyor..

7. En son hangi sanatçının konserini canlı izleme imkanı bulduğunuz? Dinlemekten zevk aldığınız müzik türleri hangileri?
Eşim Dilşah. Gerçekten eşim müthiş okur. Geçen gün EKMde İstikla Marşının Kabulu ile ilgili törende insanlar titriyorlar söylerken, ben de her zaman keyif alacağım. Ben aslında Amerikan Country müzik çok severim. Türk müziklerinde sanat müzik severim. Kemençe severim. Müziğin evrensel diline inanırım. Bu ara club müzikleri dinliyorum.

8. Genel çevrenizin bilmediği farklı bir hobiniz var mı?
Ben "insan" biriktiriyorum. Dili dini ırkı hiç farketmez hayat içerisinde insan biriktirmeyi seviyorum.

   
Elif Gibi Sevmek 2
Hikmet Anıl Öztekin
Son Umut
Son olarak kısa sorularınızı sormadan önce paylaştığınız bu bilgiler için sizlere tekrar teşekkür ediyor, ekibimiz adına gelecek dönemdeki çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
 

 



 
 
                 
  + Haber
+ Konaklama + Belediye
         
  + Sinema
+ Kdz.Ereğli'yi Keşfet
+ Nöbetçi Eczane
         
  + Etkinlik
Foto Galeri
+ Ulaşım
ereglideyasam.com internet adresinde bulunan fotoğraf ve bilgiler izinsiz kullanılamaz. Sitede yer alan kullanıcı yorumları yorum yapan kişinin şahsi düşünceleridir ve ereglideyasam.com sorumluluğunda değildir..
  + Yeme İçme
+ Rehber
   
         
               
ereglideyasam.com bir Aykut ATES Creative Studio projesidir. @ 2009