Bu haberi paylaş 

Bu haftaki ve dördüncü konuğumuz Öğrenci Değişim Programı ile Ereğlide olan Sevgili Jacky Szi...

Hafta Sonu Sohbetleri kapsamında bu hafta sonu sevgili Jacky Szi ile Mado'nun keyifli ortamında Türk Kahvesi eşliğinde güzel bir sohbet gerçekleştirdik. Hafta sonu şehir dışında olması nedeniyle cuma gerçekleştirdiğimiz sohbetimize onu Ereğli'de misafir eden ailesi, anne ve babası, sevgili Beyhan ve Mustafa Gür de eşlik etti. İngilizce gerçekleştirdiğimiz sohbetimizin bir çok bölümünde Jacky bize Türkçe yanıtlar vererek şaşırtı.

Bu arada misafirperliği için Mado yetkilisi Ünsal Bey'e ve fotoğraflar için sevgili Sabriye Aşır'a tekrar teşekkür ediyorum.

İşte Haftasonu Sohbetleri - Bölüm 4;

Hafta Sonu Sohbetleri / 4 - 06.03.2015
Röportaj: Aykut ATEŞ
Konuk: Jacqueline Sonja  Waltraut Szilagyi,
Öğrenci Değişim Programı Misafiri
Mekan: Mado, Kdz.Ereğli

Sevgili Jacky,  Öncelikle ereglideyasam.com internet sitesi ziyaretçileri adına bizi kırmadığınız ve vakit ayırdığınız için teşekkür ediyorum.

1. Kısaca bize kendinizden biraz bahseder misiniz? Sanıyorum Almanya Bad Schwartau doğumlusun? Yaşadığın yer nasıl bir yer biraz anlatırmısın?


Evet, Bad Schwartau doğumluyum. Bad Schwartau Almanya’nın oldukça kuzeyinde tren yolculuğu ile denize 20 dk. kadar uzaklıkta, çok küçük ve güzel bir şehir. Şehir merkezine uzak bir yerde yaşamıyorum ama yine de sessiz bir yer, diğer sokaklardaki gibi rahatsız edici bir ortam değil. Ama Ereğli’de çok güzel bir yer. Küçük ve bazen sıkıcı olsa da şirin bir yer. Bad Schwartau’a benzer yönleri var; çünkü orada da şehir merkezine çok uzak bir yerde oturmuyorum ama yinede burada evim denize Almanya’dakinden daha yakın. İki evimi de seviyorum çünkü ikisi de gerçek evim. Ne biri ne de diğeri daha iyi, sadece farklı.

2. Biliyorum ki Rotary Exchange/ Değişim Programı kapsamında Kdz.Ereğli’ye geldin ve 1 yıl boyunca burada koruyucu ailenle birlikte yaşayacaksın. Rotary ve Değişim Programına katılmak nereden aklına geldi, biraz bize süreçten bahseder misin?

Daha önce iki okul arkadaşım ile birlikte yaz tatilinde iki ya da üç haftalığına İngiltere’ye gitmek istedik ancak sonra biri okulunu değiştirdiği için bu planı iptal ettik. Ama evden uzaklaşma fikrini sevmiştim. Yurtdışına gitmek her zaman bir hayaldi. Sonra konuyu araştırmaya başladım. Önce birkaç hafta için araştırıyordum. Ancak 3 haftada yeterli tecrübe edinemeyeceğim bu nedenle yarı yıl gibi daha uzun süre için araştırmaya devam ettim. Değişim Programları ile ilgili konuşmalara gittim. Okulum için bir yıl süreliğine plan yapmak daha mantıklıydı. Orada 6 ay Kanada’da kalan konuşmacı bir bayan, bu sürenin yeterli olmadığını ve bir yıl için gitmem için tavsiye etti(zorladı). Ne kadar şanslıyım ki ailem beni bu konuyla ilgili destekledi. Bana eğer başka bir ülkede tek başına kalacaksam, her şeyi kendim hazırlamam gerektiğini söylediler ve programladım.

Bir değişim programı fuarına gittim ve birkaç tane buldum. Bu arada annem arkadaşlarına yurtdışı planlarını yaptığımı ve ne kadar heyecanlı olduğumu söylemiş. Bir arkadaşı da kızının daha önce Rotary ile bir yıllığına Arjantin’e gittiğini ve beğendiğini söylemiş. Daha sonra o kız ile buluştuk ve bize süreci anlattı. Bizde Rotary ile gitmek istedik. Sistemi sevmiş ve Rotary’i bulduğuma çok mutlu olmuştum. Sonra organizasyon ile ilgili kişiyi aradım ve başlama belgemi teslim ettim. Kabul edildim ve program ile ilgili bilgilendirme eğitimine katıldım. Daha sonra hangi ülkeye gideceğimi seçmeliydim,ancak herkesin gitmek istediği İngiltere, Avustralya, Amerika ya da Kanada’ya gitmek istemiyordum.Sıkıcı olduğunu düşünüyordum. Bu nedenle Türkiye, Güney Afrika ve Ekvator’u seçtim çünkü farklı olduklarını düşünüyordum. Ve asla pişman olduğumu düşünmüyorum. Bir çok hazırlık yaptım ve ailem,özellikle annem bana her konuda yardımcı oldu. Daha sonra Türkiye’ye gideceğimi öğrenen ailem benim kadar mutlu oldular ve çok az Türkiye ile ilgili araştırdım. Her şeyi ayrıntıları ile bilmek istemiyordum, çünkü ne kadar az bilgi ile gidersek o kadar az hayal kırıklığı yaşayacaktım ve seçimimden pişman olmadım.

3. Ereğli’de şu an anne baba diyerek hitap ettiğin, koruyucu bir ailenin yanında kalıyorsun? Yaşadığın yerden uzakta bir ailenin yanında uzun bir süre kalmak, farklı gelenekler içinde yaşamak nasıl bir his? Peki buradaki ailenle ilişkin nasıl her şeyden memnun musun?

Şunu söyleyebilirim ki her şey geleneksel olduğu için sadece farklı, bunu net bir şekilde karşılaştırabiliyorum. İkisini de sevdiğimi söylemeliyim çünkü ikisi de çok farklı ve ikisini birlikte seviyorum. Her ikisi de etkileyici, ikisi de çok farklı ve söylediğim gibi ikisini de çok seviyorum. Ve evet birçok insan için muhtemelen çok garip ya da şaşırtıcı gelebilir ama ben Türk aileme ‘anne ve baba’ diyorum.

Öyle hitap ediyorum çünkü öyleler. Onlarla hayatımın 6 aydan daha fazlasını geçirdim, evlerinde kaldım ve kızları gibi oldum. Ve düşünüyorum da kızları gibi değil gerçekten kızları oldum. Artık 2 annem 2 babam 2(Türk) kardeşim, abim ve (alman) kız kardeşim ve farklı görmüyorum. Tek farkı sadece bir yıldan bu yana ailemin yarısı ile birlikteydim, sadece bu ve buda önemsiz bir detay.

Tabiî ki buralı oldum ve bu çok normal. Çok farklı duygularım yok. Çok farklı olmayan iki hayatım var. Bütün kalbimle ikisini de seviyorum ve ikisini de özlemek istemiyorum. Çünkü biri olmadan kendim olamayacağımı düşünüyorum. Ama imkânım olsaydı ikisi ile aynı anda yaşamak istiyordum. Çünkü Almanya’da iken Türkiye’yi Türkiye’deyken de Almanya’yı özleyeceğim ve tercih yapmak istemiyorum.

Beklide bu sadece Değişim Programına katılan öğrencilerin anlayabileceği bir şey ama bu böyle. Bu arada insanların çoğunun atladığı 3. bir aile var; Değişim Programı Ailesi. Bilmiyorum nasıl anlatabilirim,düşünün ben Ereğli’de bir Exchange öğrencisiyim ve diğerlerini pek fazla görmüyorum ama onlarda bir aile gibiler. Bizler hepimiz farklıyız; faklı gelenekler,farklı diller,farklı kişilikler ama bir şekilde bizler aynıyız, çünkü Türkiyeyi seçtik ve hepimiz, Exchage öğrencisiyiz.

Herkesin kendi hikayesi var ve birisi konuştuğunda herkes dinliyor.. Elbette kelimelerle değil.. Sanırım siz ne demek istediğimi anladınız. Ve yine de farklı olsakta herkes gibi açığız , herkes bizden biri …?Sonuç olarak ailelerimi tüm kalbimle çok seviyorum ve hiçbirini özlemek istemiyorum,hiçbir deneyimi kaçırmakistemiyorum.Bu yıl öğrencilerle her şey ile ilgili konuşuyorum. Çünkü bir yıl çok kısa bir süre ve istediğiniz her şeyi yapacak imkanınız olmayabilir.

 

4. Şu an TED Kdz.Ereğli Kolejinde Eğitimini sürdürüyorsun. Okul, öğretmenler ve öğrenci arkadaşların ile ilişkilerin nasıl? En yakın arkadaşların kimler?

Okulumu çok seviyorum,elbette orası sadece bir okul ve daha iyisini hayal edemezdim. Öğretmenlerimi çok seviyorum ve gereksizce konuşmak istemiyorum ama sanırım popüler biri oldum ve herkesi çok seviyorum. Kimseyle tartışacak bir şey yapmadım ve bu nedenle beni sevmeyen bir kısmının olduğunu düşünmüyorum. Bir çok arkadaşım var ama en yakın arkadaşlarım İrem Merkan, Duygu Alemdar (Ona ‘Duygunum’ diyorum) ve Cenk Kesim. Ve daha bir çok arkadaşım var ve onları kırmak istemiyorum ama onlar benim en iyi arkadaşlarım ve onlarla olduğum için çok mutluyum. Çünkü onlar olmasaydı , buradaki hayatım belki de daha güzel ve eğlenceli olamazdı.

Sonuç olarak okula gitmeyi seviyorum ve özellikle İngilizce derslerini seviyorum; çünkü çok başarılı olduğum ders. İki İngilizce Öğretmeni var;biri Kanadalı Guvenny ve bir süreden beri Türkiyede benim gibi ve çok sevimli. Ve Vildan Sarp,o kesinlikle Dünyadaki en iyi ve en eğlenceli öğretmen çünkü dersleri çok iyi ve çok fazla şey öğreniyoruz. Ayrıca çok arkadaş canlısı ve insan olarak çok iyi bir kadın.

5.Son olarak elbette Ereğli’deki yaşantı ve düzen sana farklı gelmiş olmalı.. Kdz.Ereğli’yi denizi, doğal güzellikleri, insanları yada sosyal yaşantısını nasıl değerlendiriyorsun? Yaşadığın süre içerisindeki gözlemlerini bizimle paylaşır mısın lütfen..
Ereğli ile ilgili şunu söyleyebilirim ki, bulunduğum en sıcak kanlı en cana yakın şehir. Ve gerçekten çok güzel aynı zamanda. Dolaşmayı ya da koş yapmayı seviyorum ve gördüğüm en güzel günbatımına sahip.(Türkiye’nin genelinde bu güzellik mevcut) Gün batımını penceremdençok iyi bir biçimde görebiliyorum,denizi seviyorum ve Ereğli gerçekten şirin. Yine de biraz küçük; belki de o yüzden şirin ama bazen benim gibi gençler için sıkıcı olabiliyor. Anlıyorum ‘Yalı’(Yalı Caddesi) var ama sürekli kafeye gitmek biraz sıkıcı ve üzgüm başka alternatif imkan yok. Ama arkadaşlarla her şey daha güzel ve şaşırtıcı,yeter ki doğru insanlarla birlikte olun.


Kısa kısa..

1. Sizce başarının anahtarı nedir?
Bence başarının anahtarı ‘Yaptığın şeye inanmaktır’. Eğer buna inanmıyorsan başkaları sana ve planladıklarına nasıl inanabilir ki? Bence eğer yeterince inanır ve inandığını uygularsan istediğin her şeyi gerçekleştirebilirsin. Elbette biraz şans gerekli ancak başarılı olmak için bence kendine inanmak ve bunu nasıl gerçekleştirdiğin önemli.

2. Hayattan en büyük beklentiniz ile “Tek kelime” ile ifade eder misiniz?
Hayattaki en büyük beklentim ‘Mutluluk’. Çünkü çok zengin olabilirsiniz ya da çok fakir. Ama mutluysanız bu dahada güzeldir. Eğer zenginseniz ve her şeyiniz var ama mutlu değilseniz bir şeyleri yanlış yapıyorsunuz demektir. Çünkü ne kadar paranız olursa olsun mutluluğu satın alamazsınız.

 3. Hayattaki en büyük başarınız nedir?
En büyük başarı elbetteki benim Exchage (Değişim Programı) yılım. Bunun için çok çalıştım ve her şey olması gerektiği gibi oldu ve bu beni çok heyecanlandırıyor. Zorluklarla mücadele etmeyi,hayal kırıklıklarının üstesinden gelmeyi öğrendim.

 4.Hayattaki en büyük hayal kırıklığınız nedir?
Ne mutlu ki hayatımda çok büyük hayal kırıklığı yaşamadım. Sadece yaşadığım en büyük hayal kırıklığı büyük annem ve babamı kaybetmekti. Evleri bizim evin hemen yanındaydı ve ne zaman ailemle ya da kardeşimle tartışsam onlara giderdim. Ama 3 yıl önce büyükannem rahatsızlandı ve daha sonra vefat etti ve çok üzüldük. Sonrasında kocaman evlerinde büyükbabam yalnız kaldı. Çok yalnızdı ve bunun için çok üzülüyordum. 2 yıl önce o da vefat etti. Ama benim için en büyük şok onu vefat etmiş bir şekilde kapısının önünde  bulmak oldu. Onu taşımak zorunda kalmıştım ve o anı ve o günü hiç unutmuyorum. Bununla yaşamayı öğrendim ama onları unutmak mümkün değil. Her zaman kalbimde olacaklar ama anılarımla ve kalbimdeki sevgiyle atlatmak daha kolay oldu

5. En son okuduğunuz kitap hangisi? Okuyucularımıza hangi yazarları okumalarını tavsiye edersiniz?
En son ‘From Nothing Hill With Love.. Actualy’ adındaki fantastik romanı okumuştum. Belki hatırlarsınız kitabın adı ‘Nothing Hill’ ve ‘Love Actualy’ adlı iki iki filmden geliyor ve kitapla ilgili çok şey söyleyebilirim.

Kitapta;filmleri seven bir kadının,ailesi, arkadaşlar ve nişanlısı tarafından bu ilgisinin anlamadıkları ve sonrasında Londra Nothing Hill’e en iyi arkadaşının tanıdığına yanına yerleşmesini konu alan hikayeyi anlatıyor...

Ama bence en iyi yazar Kertsin Gier, o bir Alman yazar ve mesela ‘Ruby Red’ – Trilogy’in yazarı. Türkçe çevirisini bulamadım ama bu kitap çok sayıda dile çevrilmiş ve binlerce kez okumuş. Bu her zaman benim favorim.

6. Peki sinemada izlediğiniz en son film? İzlemekten keyif aldığınız yerli/yabancı aktör/aktrisler var mı?
En son sinemada Mucize adında bir Türk Filmi izledim ve çok beğendim .Her ne kadar her şeyi anlamasamda, anladıklarım sinemada ağlamama yetti.

En beğendiğim aktör Taylor Lautner. ‘Jacob Black’, ‘Twilight’onun en ünlü filmleri ve çok sevdiğim filmler. Birçok oyuncuyu beğeniyorum. Ama çok uzun sürecektir. Bu nedenle sadece Taylor.

7. En son hangi sanatçının konserini canlı izleme imkanı bulduğunuz? Dinlemekten zevk aldığınız müzik türleri hangileri?
En son Alman Rap Grubu ‘SDP’nin konserine en iyi arkadaşım ile gitmiş ve çok sevmiştik. Hatta Kasım 2014 tarihinde ,2015 Kasımda gerçekleşecek sonraki konserleri için biletlerimizi aldık.

Ama genelde her tür müzik dinlemeyi seviyorum. Ruh halime göre üzgün isem slow ve daha ağır tarzda ya da mutlu isem daha hızlı eğlenceli ya da rock müzik dinlerim, dersçalışırkende klasik müzik dinlerim. Ama genelde romantik,rap elektronik ve liste müzikler dinliyorum.

8. Genel çevrenizin bilmediği farklı bir hobiniz var mı?
Tahmin ediyorum,Türk ailem ve arkadaşlarım tek tekerlekli bisiklete binmeyi sevdiğimi bilmiyorlar sadece bu. Ama ben çok samimi/açık birisiyim merak eden birisi sorduğu takdirde her şeyi öğreneceklerdir. Kimsenin bilmediği bir şey de hayal kurmayı seviyorum. Boş kaldığımda sıkıldığım  yada rahatlamak istediğimde düş kurmak hoşuma gidiyor. Elbetteki bazı insanlar bunu biliyordur ama bu çok eğlenceli ve rahatlatıcı.

   
From Nothing Hill With Love.. Actualy
Ali McNamare
Kertsin Gier
‘Ruby Red’ kitabının Alman yazarı
Mucize
S.D.P
 
Son olarak kısa sorularınızı sormadan önce paylaştığınız bu bilgiler için sizlere tekrar teşekkür ediyor, ekibimiz adına gelecek dönemdeki çalışmalarınızda başarılar diliyorum.
 

Weekend Discussions / Ereglideyasam.com
Friday ,06 March 2015

Dear Jacky, first of all, I would like to thank you, on behalf of the visitors of the site ereglideyasam.com , for taking your time to answer all these questions

1. Could you tell us briefly about yourself? You were born in Bad Schwartau, right? How is it like the place where you are living? /What is it like to live in your current place?

Yes, i ´m from Bad Schwartau. It ´s in the very north of Germany, like 20 minutes from the sea by train. Bad Schwartau is a small city and very lovely. I live not far from the city centre but anyway in a quite street, so there is no annoying noise from the other streets. But Eregli is very nice too, small and a little boring sometimes but very nice. It ´s similar to Bad Schwartau, because i live here not too far from the city centre too, of course the sea is obviously more near then my home in Germany but whatever.
I love both homes, because they are real homes, no of them is better or worse, they are just different.

2. I know that you came here to Kdz.Ereğli within The Rotary Exchange Program and you will live here with your host family  during a year. How did you get the idea of being  a part of Rotary and Exchanging Program? Can you mention  this process to us?
At first I wanted to with two of my school friends for two or three weeks to England in summer holidays, but then one of them changed the school and we lost the previous plan. But liked the idea to go away from home. It was always my dream to go abroad for some time. So i began to search about going abroad. First just for a few weeks, but i got the feeling that i wouldn ´t experince enough in three weeks, so I thought about going abroad a longer time, like a half year. I went to speeches about exchange programs. I thought already about going a full year because that would be easier with the school and these stuff and at one of the speeches there was a girl who was for a half year in Canada and she said that she felt that she hadn ´t finished here experience and that gave me the push to go a full year. I was lucky that my parents were supporting me. They said that I have to organize everything myself, because if I want to get along on my own in a different country I should firstly get along with my home country and I did, I went to an exposition of exchange programs and found some nice ones. My mom were telling her friends that I plan to go abroad and how excited I am and of one oh her friends the daughter went for an exchange year with Rotary to Argentinia and she loved it. So my mom and I met her and she were telling me about it and after that I was sure that I wanted to go with Rotary. I liked the system and was very happy to find Rotary. So I phoned to man who were organizing the
exchages this year and gave him my application. I got accepted and that I had an Orientation about the program again. Then I had to chose in which country I wanted to go. I never wanted to go to a country where the most people go like England, Austrailia, USA or Canada. I thought it ´s boring, so I chose Turkey, South Africa and Ecuador, because I thought and still think that that are very interesting countrys and I never regret my choise. So I did alot of organizing stuff and was so happy that my parents and especially my mom was helping me with everything. And when I got to know that I will go to Turkey my parents were as happy as me and I started to search abit about Turkey, but I didn ´t want to have a clear exspectation, because I like to go somewhere almost blind, so there are no disappointments and I don ´t regret my choise.

3. Now you are staying with a host family, calling them as ‘’mom and dad’’. How is it like to live so far from your home and what kind of feelings dou you have in different traditions? And how is your relation with your family here? Are you pleased with everything?

As I say to almost everything so also to the tradition, it ´s just different, because you can hardly compare them. I have to say I like both, BECAUSE they are so different and I make a mix of both. Both are very affecting, very different from each other both as I said I love them both. And yes for many people it is probably very strange, astonishing or suprising that I call my turkish parents „mom and dad“, but I do because they are. I spent with them already more than six month of my life, living at their house and being like their daughter and I think that I am not just like their daughter I actually AM their daughter, so I have two moms, two dads, two (turkish) brothers and one (german) sister, but I don ´t make a differents. The only differents is that I know half of my family just since almost a year, that  ´s the only and as I think very unimportant differents.

Of course I was already abit homesick, but that ´s normal. Now there is no differents feeling, I just have two lifes whic couldn ´t be more differents, but I love both with all my heart and I don ´t want to miss any of them, because without one of them I wouldn ´t be me, but if I could I would live both at the same time, because if I ´m in Germany I miss Turkey, but if I ´m in Turkey I miss Germany and I don ´t want to choose any of them. Maybe that ´s just a feeling which exchange students can understand, but that ´s the way it is. So obviously there is a third family which most of the people forget: the exchange student family. I don ´t know whether you can imagen that because for example I ´m the only exchange student in Eregli and don ´t see the others alot, but they are anyway like a family. We are all different, different traditions, different language, different personalities, but in some way we are all he same, because we choose Turkey and we are all exchange students. Everybody has their own story and if one of us is speaking everyone else is listening, of course not word by word, but I think you get what I mean. And anyway how differents one of us is everybody is welcome as they are and everybody is one of us, there is no outsider, nobody who get bullied for something they did,do or thing about something. To sum up I love all my familys with all my heart and I don ´t want to miss any of them, I don ´t want to miss any experience. I have to talk everything I can get this year, because one year is very short and you far can ´t do everything you want.

4. For the time being, you are continuing your education at TED Kdz. Ereğli College.  How about your school, your teachers and your friends? Who are your best friends?
I like my school, of course it ´s just a school, but I can ´t image a better school. I like my teachers and I don ´t want to sound vainly, but I think I ´m kind of popular and liked of everybody. I know it sounds very vain, but I know nobody who really don ´t likes me,
because I never give anybody a reason to be angry with me. I have aload of friends, but my best friends are Irem Merkan, Duygu Alemdag (I call her „Duygunum“) and Cenk Kesim, I got other friends too and I don ´t want them to be disappointed, because I love them too, but these are my best and I ´m so glad to have them, because without them my life here wouldn  ´t be the same and as nice and fun as it is with them. All together I can say that I love going to school and I love especially the english lessons, because that is the best I ever had. I have to two english teacher Gwenny, she is from Canada and as long in Turkey as I am, she is really cute, and Vildan Sarp, she is the best and funniest teacher probably in the world, because her lessons are very good, you learn a lot, but she is also a very very friendly and such a nice woman as a person.


5. Of course you might have found  different  the life in Ereğli . What would you like to say about Kdz.Ereğli, its natural beauties, people and the social life?What are your observations during your stay here?
I have to say about Eregli that it ´s one of the friendliest and open­hearted city I ´ve been to and I was travelling already abit. Eregli is not just friendly it ´s so beautyful too. I ove to go running or walking along the promenade and it has one of the most beautyfulst sunsets I have seen, but in Turkey they are in generel very beautyful. I can see the sunset from my
window perfectly and I love the sea and Eregli ist just sweet. Unfortunately Eregli is abit small, maybe that is exactly why it is so cute, but because of that it is sometimes abit boring, especially for young people like me. I mean yes we ´re having „yali“ but you can ´t go always to Café ´s that ´s abit boring, but sadly there is no other opportunity besides that. Whatever, with the your friends everything can be nice and exciting, you just have to know the right persons.

Short Questions…

1. What is the key of success for you?

I think the key of success is to believe in what you are doing. If you don ´t believe in it how can other people believe in you and your plans? I think you can do anything you want if you just believe enough and act like you believe, of course there is always a little part luck, but the main point of having success is believing in your self und in what you are doing and planing.

2. Can you express in a word  ‘’ your greatest wish’’ in life?
My greatest wish in my life is being happy, because you can be poor and you can have nothing, but if you are happy with it it ´s fine. But if you are rich and you have everything, but you are not happy then you do definitely something wrong, because even with all money of the world you can ´t buy to be happy. Everybody defines „happy“ different and that ´s good. For me „happy“ means, to be loved and to love and that I can look into a mirrow, looking at my face and that I can say „yes, I ´m fine with what I am and with what I  ´m doing“ and that don ´t have to belong to how I look like, of course in a part it ´s important
how I look like, but if I ´m happy with it it ´s okay. I don ´t care what people think about me, if I ´m happy with myself and how I act and behave, it doesn ´t matter what people are thinking about me, because people always need to judge and talk about, but I like to be the person they talk about, because if I ´m happy with myself I ´m self­confident and people should judge me as a self­confident person as a person which is not confident and can not handel to bejudged, but I can, so it doesn ´t matter.

3. What is the greatest success in your life?
The greatest success is obviously my exchange year. I was working a lot for it and not everything was and is always as it should be, but that makes it so exciting, so I learn to handel difficulties and bear disappointments.

4. What is the greatest disappointment in your life?
I can happily say that I hadn ´t much big disappointments in my life. The only big loss I had is that I lost my grandparents. They were living next to our house so there where always somebody where I could go if I were arguing with my parents or my sister, but three years ago my grandma died after a illness which got worse and worse and suddently my grandpa was alone in a for him big house. He was so lonely and I was so sorry for him. Two years ago he also died, but the biggest shock for me was that I found him dead in front of his door. I needed lots of time to bear it and I will never forget this day, this moment. I just
learned to live with it, but forgetting is not a possibility for me. Now there is nobody to go to and there will always be a little whole in my heart, but this whole is filled up with love and memories so now it ´s easier to handel.

4. What did you read most recently? Which authors would you recommend  to our readers?
I just finished a fantastic book called „From Notting Hill with Love...actually“, maybe you noticed that already in the title of the book are two titels of movies „Notting Hill“ and „Love...actually“ and that already says much about it, it ´s about a girls/woman who loves movies, but her family,friends and her fiancé can ´t understand this love and than she goes to London,Notting Hill to to some house­sitting for the friends of her best friends and her adventure begins...

But the best author is in my opinion Kerstin Gier, she is an german author and she wrote for example the „Ruby Red“­Trilogy, I couldn't find out whether in turkish too, but this book got translated in many many languages and I read it for thousand times, it´'s my all time favourit.

5. And what was the last movie you have seen? Who are your favourite local/foreign actors/actresses?
The last movie I've watched in cinema was actually a turkish movie called "Mucize“, I like it, when ever I didn ´t understood everything, but I understood enough to cry in the cinema.

My favourite actor is Taylor Lautner, I think he ´s most famous for playing „Jacob Black“ in „The Twilight Saga“ and I love his movies, but I love lots of other actors too, I ´m not somebody who has just one favourit, but it would take to much time to say them all, so I just tell about Taylor.

6.  What was the last live concert that you have gone? What kinds of music do you prefer?
The last concert I was going to was of the german rap band „SDP“ my best friend and me love them, we already bought tickets for their next concert in November 2015 at November2014. But in generel I love almost every kind of music. It depends on my
feeling, if I ´m upset I ´m listening to slow and sad music, if I ´m happy then I ´m listening to fast, funny and rock music, if I ´m studying I ´m listening to classic music, it ´s always different, but I would say in main I listen to romantic, rap,electronic or charts music.

7.  Do you have a different hobby neither your family nor your friends know?
I would guess that my turkish family and friends don ´t know that I like to ride a unicycle and just like this, but I ´m a open book so normally the people who are close to me know almost everything about me. The only thing that nobody knows about me is that I love to daydream. I always when I got some freetime, I ´m bored or if I just want to relax abit I begin to daydream. It ´s very relaxing and it ´s so fun. But I ´m sure some people know about that.

Finally, before asking the little questions,  I would like to thank you again for sharing with us  all these informations and  in the name of our team, I wish you success in your future studies. / works.




 
 
                 
  + Haber
+ Konaklama + Belediye
         
  + Sinema
+ Kdz.Ereğli'yi Keşfet
+ Nöbetçi Eczane
         
  + Etkinlik
Foto Galeri
+ Ulaşım
ereglideyasam.com internet adresinde bulunan fotoğraf ve bilgiler izinsiz kullanılamaz. Sitede yer alan kullanıcı yorumları yorum yapan kişinin şahsi düşünceleridir ve ereglideyasam.com sorumluluğunda değildir..
  + Yeme İçme
+ Rehber
   
         
               
ereglideyasam.com bir Aykut ATES Creative Studio projesidir. @ 2009